Hayat

sky-15.jpg
Uyarı, not yada her ne ise: Bu yazıyı tamamen kişisel deneyimlerden yola çıkarak yazıyorum “size” tarzında yaklaşımlarım aslında sizlere hitaben değildir, kendimle ilgilidir, sadece öyle yazmak istemişimdir.

Hayat.. Bana göre şuan hayat için yapabileceğim en basit tanım şudur; hayat bir arama motoru gibidir, aradığını bulma veya bulamama garantisi yoktur.

// boğazının ağrıyacağını bilip bağıra çağıra şarkı söylemek, boynunun tutulacağını bilerek delirmişcesine kafa sallamak, öleceğinin farkında olarak yaşamak..ama şarkısına göre değişir hmpf? //

Hayata gelmek, yaşam bulmak başkalarına göre ne kadarda güzeldir ama size göre değil çünkü siz o anda ağlamakla meşgul olursunuz hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadığınız bu hayat hakkında sanki yaşayacaklarınızı önceden sezmişcesine..

Hayatınızın ilk yılları aslında ne kadarda güzeldir, tabi her zaman istisnalar vardır (benimki gibi) anaokulu deneyimlerimden nefret ediyorum o yüzden atlamamayı tercih ettim.Anaokulu hedesinden sonra okul denen olayla karşılaşırsınız, 1. sınıf güzeldir henüz çocuksu duygularınız sapasağlam yerindedir, hayalgücünüz tam gaz çalışmaktadır, diğerleri ile aranızda olan farkı önemsemezsiniz..Nede olsa o anda hayat güzeldir.İlkokulda popüler olan çalışkanlıktır.Derken ilkokul biter ortaokul başlar, 5 yıl boyunca kurabildiğiniz 1-2 önemli arkadaşlık varsa da uzakta bırakılarak yeni okula geçilir.İlk birkaç hafta resmen kabus gibidir, eski arkadaşlarınızı özlersiniz.Nedense burda da herkes size göre çok farklıdır! Dert etmezsiniz, ayak uydurmanız kolay olur.Burada popülerlik çalışkanlıktan biraz yavşaklığa doğru kayma eğilimindedir.Kendinize ilgi alanı bakımından yakın birde arkadaş buldunuz oh ne güzel.3 yıl, fırtınaya kapılmış bir toz parçaşıymışcasına geçer gider.LGS denen sınava girmek durumundasınızdır.Sınava gireceğiniz yere gittiğinizde görürsünüzki oraya gelmiş olan insanların hepsinde bir heyecan bir coşku..”Ben niye böyle değilim” diye düşünürsünüz ama aslında pekte önemli değildir “Zaten eğitim sistemimizde hikaye” denilip geçilir.Güç bela başlarsınız liseye.Burda da ilk günler pek güzel değildir ama ortaokuldaki kadarda kabusumsu değildir fakat burdaki uyum sorunu diğerlerine oranla muazzam boyuttadır.İlgi alanlarınızla uyuşan tek bir kişi bile bulamamışsınızdır.”Ah, al işte bir 4 yılda böyle geçicek” diye düşünürsünüz.Hazırlık ile 1. sınıf arasında ufak ta olsa bazı değişiklikler olmuştur ama yeterli değildir asla da olmayacaktır.Önünüzde bir de LGS’ye benzeyen ve onun bir sonraki adımı olan ÖSS belirmektedir.Herkeste bir çaba vardır fakat o çabaların boşa olduğunun farkında değillerdir.Çünkü güzel ülkemizde üniversite bitirmek, master yapmak, doktora yapmak beş para etmemektedir (bkz: annem & babam) Bu arada lise ortamında popülerlik derecesi yavşaklığa göre belirlenir olmuştur.Bir ara ayak uydurmaya çalışmışsınızdır fakat çabucak atlatmışsınızdır.Çünkü içinizde hiç bulunmayan bir şeyi ortaya çıkarmaya çalışmanız anlamsızdır.Fiziksel olarak aynı yaşta olup düşünce yapısı bakımından bariz bir farklılık göstermek ne kadar kötü birşeydir.Kendinizi çok yalnız hissedersiniz.


Hayatınızı güzel yaşamaya çalışmazsanız kendiliğinden önünüze güzel olarak gelmez, en azından çoğu insan için böyledir.Şimdiye kadar iyisiyle kötüsüyle yaşadığınız bir çok şey olmuştur her ne kadar kötü kısımları daha fazla olsa da hayattasınızdır.Ortalama bir insan ömrünün 70 yıl olduğunu düşünürsek (70’ten emin değilim ama o civardadır heralde diye düşünüyorum) şimdiden 16 yılını bir hiç için harcamışsınızdır ve geriye 54 yılınız kalmıştır.Üniversitesiydi masterıydı askeriydi derken bir 10 yıl daha geçse kaldı 44 yılınız.İş hayatında ortalama bir konuma gelmek içinde 5 yıl dersek kaldı 39 yıl.Bunun 20 yılıda yaşlılık ve hastalıkla geçse olağandışı bir durum olmaması halinde kendinize ayırmak için 19 yılınız kalır.(Hesaplamalarda yanlış varsa kusura bakmayın, matematiğimin iyi olduğunu söyleyemem) Tabi bunların herhangi biri olmadan bir trafik kazasına kurban gidebilir, bindiğiniz uçak düşebilir veya yoldan geçen bir serseri tarafından bıçaklanabilirsiniz.İhtimaller her zaman vardır.Peki diyelimki hayatınız bu şekilde geçti peki sonra ne olacak? Ölümden sonra birşey var mı? Bence yok.

Bana kalırsa karmaşık fiziksel yapılar olarak yaşam buluyoruz ve ölüyoruz, ötesi yok.Mutlu olabilmek istiyorsak bu yaşam bulma ve ölüm arasında geçen süreyi çok iyi değerlendirmemiz gerekir fakat bazen bu size bağlı değildir.Elinizde olmayan bir çok nedenden dolayı mutsuz olabilirsiniz.

Demek istediğim şudur: Mutluluğu yakalarsanız peşini bırakmayın.Yakalamak içinde çaba sarf edin.Bazen olmuyorsa olmuyordur ama denemekle bir şey kaybetmezsiniz.

Bütün bunları neden yazdım? Sabaha kadar boş vaktim çoktu kendimce hayatı sorguladım, içimdeki bir takım şeyleri yazmak istedim.Saat 6:30, 9’da dersim var ve henüz uyumadım.Ne yapcağımı düşünmem gerek, sanırım bir günü daha ayakta uyur vaziyette geçireceğim.Bir kahve içsem iyi olacak.

Konuyla alakasız ama şunları da ekliyim;

In your eyes..
I lost my place
Could stay a while
And I’m melting
In your eyes..
Like my first time
That I caught fire
Just stay with me.

Never caught my breath
Every second I’m without you, I’m a mess
Ever know each other
Trust these words are stones
Why cuts aren’t healing?
Learning how to love
I’m melting, I’m melting

Bu gecelik bu kadar zırvalık yeter.

ps: son kısma kadar yazarken imlaya o kadar çok kastımki kendimi komposizyon sınavında gibi hissettim😆

Firestorm

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: