ArşivAğustos 19, 2006

Veri ileten kumaş

smartcloth.jpg
Güney Kore dijital sinyalleri iletebilen kumaş icat etmiş bununla yetinmemiş bide içine mp3 player koymuş.İlk olarak kotlarda kullanmayı planlıyolarmış ve daha rengini değiştiren kumaş gibi kumaşlarda üreteceklermiş..

“gavur yapıyo abe” demekten alamıyorum kendimi ve ekliyorum; yakında sağda solda bukel*bilmemne* gibi renk değiştiren bir sürü insan göreceğiz sanırım.

Firestorm

App Uo’cular (Apprentice Ultima Online’cılar) :P

ww.gif
Eet ultima online adlı arkadaşımız bir oyun olmakla beraber 15 yaşındadır(yanlışsam düzeltin en son öleydi :D yada salladım :S) ve bundan önceki 15 senede yaptığı gibi hala hayatımızdan birsürü şey çıkarıp götürebilmektedir.Şimdi Uo bilmeyenler kıyaslıcak ama kıyaslamayın :D bu oyunda ne bq buluolarsa (o grubun içinde bende varım) bu oyunu oynuolar deli gibi O_O yani zamanında günde 16 saat oynamışlığım vardırda artık kendime geldim :p. 15 senelik oyun bir insanı nasıl çekerki ? grafik deseniz yok ama zaten önemli olan grafik değil örneğin oyunun 2d ve 3d olmak üzere 2 modu bulunuyor ve şu ana kadar 3d yükleyenini görmedim, yani bu oyuna çeken şey grafik olmamalı kesinlikle.Artık içindeki ortam çeşitlilik falan diyp geçiştircemki asıl meseleye geleyim.

Uoyu örendiinize göre :P bir anımızı anlatayım (Firestorm & Me) ehehe bu arada oyunun çeşitliliğini bilmiyorsanız mesela ko oynuyorsanız bu çok değişik gelebilir size çünkü tekdüze bir oyun değil herneyse..

Firestorm ve BUzzER adındaki 2 genç tamer(hayvan eğiticisi) destard dungeon(bu dungeonda en baba dragonlar yetişir (dalından taze misali) :D )ının çıkışına evlerini yapmışlardır, sabah akşam dragonlarıyla beraber diğer dragonları keserek deri,eşya falan topluyorlardır fakat hayallerinde hep Beyaz dragon yatıyordur.Bu beyaz dragon(white wyrm(doru yzdk işh)) destardda bu dragondan bulunmamaktadır.Ice dungeonda beyaz dragon vardır fakat oraya gitmek 2 tamer için çok zorlu bi yolculuktur ( hele bide app* tamer’sanız yandınız).Her neyse sabah akşam derken Firestorm kendi lrc* set’ini tamamlamıştır.Fakat günlerden bi gün bir pk(player killer) gelmiş ve Firestormu hiç zorlanmadan bir kaç büyüde kesip setini çalmıştır :D(niohaha).Bu son anlattığın set çalma olayının bi alakası yok asıl olayla ama içimde kalmasın yazayım dedim(zaten bu aralar pek yazamıyoruz).Asıl olaya gelirsek;

Ben topladığımız ganimetleri luna banka bırakmak için yol alırken karşıma çok eski bir dostum çıktı, kendisi warrior.Ve benimde tamer olduğumu görünce bana bir ww(white wyrm(beyaz dragon)) istediğini söyledi.Tameleyemeyiz falan dedim fakat yardım etçeğini söyledi,böylece grup toparlanmaya başladı.2-3 warrior arkadaşımı daha çağırdım oda çağırdı 6-7 kişilik bir grup olduk.Hemen mage’lerden biri bize Ice Dungeon’a gate açtı ve girdik.Bismillah.. Ice dungeonun sonunda ww bulunuyordu fakat oraya gidene kadar tonlarca canavar başınıza üşüşüyordu, biz ortada warriorlar kenarda gitmeye devam ettik ve sonunda ww yi gördük,(çok güçlüydü :P).Tamer’larda genelde peacemaking diye bi skill olr bu skill müzik çalarak hayvanı (uyutmaya?) yarar yani hayvan belli bir süre hareket etmez veya saldırmaz fakat bu skillin 100de 100 şansı yoktur :D. Firestorm peace atmaya başladı ben tame olmadı ben peace firestorm tame etraftaki warriorlar zaten yakınıyor hala bitmedimi allah kahretmesin falan diye çünkü hepsi en az 3′er kere ölmüştü ve bu ölen adamlar Lord’du(ölünce belirli bi miktarda fame(ün) kaybediyorsunuz ve bu adınızın başındaki lord title’ının gitmesine yol açabiliyor) bizi sormaya gerek yok 10dan az olduğunu sanmıyorum. En sonunda hayvan dayanamadı tame’lendi bütün partide bi bayram havası var.Bu sefer Firestorm destard’a gate açtı.Ve bütün parti destardda herkes konuşuyor falan.Ondan sonra bizim sivri aklımıza bi fikir geldi ve Firestorm ww ile beraber direk dungeona daldı.Fikir ise “Hadi bakalım nasıl kesio bu ww çokmu güçlüymüş”dü.Tabi karşıdan 2 tane dragon geldi bizim wwyi hiç zorlanmadan yatırdılar.Fakat en az 30 saniye sürdü.Ben kapıdaki warriorlara “KESSENIZE LAN ŞU DRAGONLARI WW YATIO” diye bağırırken Firestorm’da dragonları peacelemeye çalışıyordu.. Komik olan ise warriorların hiçbirisinin beni tiklediğini hatırlamıyorum :D böylece ww yattı fakat warriorlar dışarda hala konuşuolar dırdır.Benmi yanlış hatırlıyorum diye Firestorma sordum geçen gün ama doğru hatırlıyormuşum.Hiçbir warriorda demedi ww niye yattı diye.. :D En az 30 dakika uğraştık ortalama 4-5 kere reskill yedik fakat kimse öldüğünü bile farketmedi :P güzel bi olay lol

app* = aslında skilleri 60 tan aşağıda olunca bir playera app deniliyor ama başka oyunlarda nasıl noob deniliyorsa bu oyundada app cuk diye noobun anlamını kapıyor..

lrc* = Büyü yapmak için gerekli olan malzemelere ihtiyaç duymadan büyü yapabilmek için gerekli olan özellik(giysilerde falan bulunuyor)

Geyik olsun diye başlamıştım Rp’ye döndü tekrar geyiğe çevirdim garip bir yazı oldu.Fakat uo bilmeyenlerin ağzının sulandığını biliyorum :P ah keşke bende oynamış olsam diye

by HeracTus

Eklenti(Hayat v2)

kısa birşey eklemek istedim.. çook eskiden(öle bi söledimki sanki 10 yıl) nese işte çok eskiden bir yerde görmüştüm (galiba yabancı bir adamın msn space’inde) Adam diyorki; (belkide oda benim gibi bir yerde görmüştür)

  • Küçüksünüz.. okula giden abilerinize özeniyorsunuz, ah bi onlar gibi olabilseniz ne kadar mutlu olacaksınız..
  • Okula gidiyorsunuz (ilkokul fln) lisedeki ortamı görüyorsunuz, ah ne kadar güzel bir yer orası.. oraya bir gidebilseniz
  • Lisedesiniz, Üniversite falan hikaye, bir an önce şu okul bitsede hayata atılsam..
  • Hayata atılmışsınız, 5-6 sene daha çalışsanızda işte güzel bi konuma gelseniz sizin için çok rahat olcak.Bide evlenmek var ardından tabi..
  • 5-6 sene çalıştınız aileniz var(aileniz var :P ahaha o ne dmk ya), çocukların masrafları fln.Ah onlarda büyüselerde rahat etseniz emekli olsanız
  • Emekli oldunuz,hastalıktır şudur budur..

Adam sonunda diyoki :P

Bu sorunlar bitince rahatlayacağım sanıyordum ama bu sorunlar hiç bir zaman bitmiyorki..Anladımki bu sorunlar hayatımmış.Önemli olan onlarla beraber mutlu olmak ^_^ bol şans ;)

by HeracTus

Hayat

sky-15.jpg
Uyarı, not yada her ne ise: Bu yazıyı tamamen kişisel deneyimlerden yola çıkarak yazıyorum “size” tarzında yaklaşımlarım aslında sizlere hitaben değildir, kendimle ilgilidir, sadece öyle yazmak istemişimdir.

Hayat.. Bana göre şuan hayat için yapabileceğim en basit tanım şudur; hayat bir arama motoru gibidir, aradığını bulma veya bulamama garantisi yoktur.

// boğazının ağrıyacağını bilip bağıra çağıra şarkı söylemek, boynunun tutulacağını bilerek delirmişcesine kafa sallamak, öleceğinin farkında olarak yaşamak..ama şarkısına göre değişir hmpf? //

Hayata gelmek, yaşam bulmak başkalarına göre ne kadarda güzeldir ama size göre değil çünkü siz o anda ağlamakla meşgul olursunuz hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadığınız bu hayat hakkında sanki yaşayacaklarınızı önceden sezmişcesine..

Hayatınızın ilk yılları aslında ne kadarda güzeldir, tabi her zaman istisnalar vardır (benimki gibi) anaokulu deneyimlerimden nefret ediyorum o yüzden atlamamayı tercih ettim.Anaokulu hedesinden sonra okul denen olayla karşılaşırsınız, 1. sınıf güzeldir henüz çocuksu duygularınız sapasağlam yerindedir, hayalgücünüz tam gaz çalışmaktadır, diğerleri ile aranızda olan farkı önemsemezsiniz..Nede olsa o anda hayat güzeldir.İlkokulda popüler olan çalışkanlıktır.Derken ilkokul biter ortaokul başlar, 5 yıl boyunca kurabildiğiniz 1-2 önemli arkadaşlık varsa da uzakta bırakılarak yeni okula geçilir.İlk birkaç hafta resmen kabus gibidir, eski arkadaşlarınızı özlersiniz.Nedense burda da herkes size göre çok farklıdır! Dert etmezsiniz, ayak uydurmanız kolay olur.Burada popülerlik çalışkanlıktan biraz yavşaklığa doğru kayma eğilimindedir.Kendinize ilgi alanı bakımından yakın birde arkadaş buldunuz oh ne güzel.3 yıl, fırtınaya kapılmış bir toz parçaşıymışcasına geçer gider.LGS denen sınava girmek durumundasınızdır.Sınava gireceğiniz yere gittiğinizde görürsünüzki oraya gelmiş olan insanların hepsinde bir heyecan bir coşku..”Ben niye böyle değilim” diye düşünürsünüz ama aslında pekte önemli değildir “Zaten eğitim sistemimizde hikaye” denilip geçilir.Güç bela başlarsınız liseye.Burda da ilk günler pek güzel değildir ama ortaokuldaki kadarda kabusumsu değildir fakat burdaki uyum sorunu diğerlerine oranla muazzam boyuttadır.İlgi alanlarınızla uyuşan tek bir kişi bile bulamamışsınızdır.”Ah, al işte bir 4 yılda böyle geçicek” diye düşünürsünüz.Hazırlık ile 1. sınıf arasında ufak ta olsa bazı değişiklikler olmuştur ama yeterli değildir asla da olmayacaktır.Önünüzde bir de LGS’ye benzeyen ve onun bir sonraki adımı olan ÖSS belirmektedir.Herkeste bir çaba vardır fakat o çabaların boşa olduğunun farkında değillerdir.Çünkü güzel ülkemizde üniversite bitirmek, master yapmak, doktora yapmak beş para etmemektedir (bkz: annem & babam) Bu arada lise ortamında popülerlik derecesi yavşaklığa göre belirlenir olmuştur.Bir ara ayak uydurmaya çalışmışsınızdır fakat çabucak atlatmışsınızdır.Çünkü içinizde hiç bulunmayan bir şeyi ortaya çıkarmaya çalışmanız anlamsızdır.Fiziksel olarak aynı yaşta olup düşünce yapısı bakımından bariz bir farklılık göstermek ne kadar kötü birşeydir.Kendinizi çok yalnız hissedersiniz.


Hayatınızı güzel yaşamaya çalışmazsanız kendiliğinden önünüze güzel olarak gelmez, en azından çoğu insan için böyledir.Şimdiye kadar iyisiyle kötüsüyle yaşadığınız bir çok şey olmuştur her ne kadar kötü kısımları daha fazla olsa da hayattasınızdır.Ortalama bir insan ömrünün 70 yıl olduğunu düşünürsek (70’ten emin değilim ama o civardadır heralde diye düşünüyorum) şimdiden 16 yılını bir hiç için harcamışsınızdır ve geriye 54 yılınız kalmıştır.Üniversitesiydi masterıydı askeriydi derken bir 10 yıl daha geçse kaldı 44 yılınız.İş hayatında ortalama bir konuma gelmek içinde 5 yıl dersek kaldı 39 yıl.Bunun 20 yılıda yaşlılık ve hastalıkla geçse olağandışı bir durum olmaması halinde kendinize ayırmak için 19 yılınız kalır.(Hesaplamalarda yanlış varsa kusura bakmayın, matematiğimin iyi olduğunu söyleyemem) Tabi bunların herhangi biri olmadan bir trafik kazasına kurban gidebilir, bindiğiniz uçak düşebilir veya yoldan geçen bir serseri tarafından bıçaklanabilirsiniz.İhtimaller her zaman vardır.Peki diyelimki hayatınız bu şekilde geçti peki sonra ne olacak? Ölümden sonra birşey var mı? Bence yok.

Bana kalırsa karmaşık fiziksel yapılar olarak yaşam buluyoruz ve ölüyoruz, ötesi yok.Mutlu olabilmek istiyorsak bu yaşam bulma ve ölüm arasında geçen süreyi çok iyi değerlendirmemiz gerekir fakat bazen bu size bağlı değildir.Elinizde olmayan bir çok nedenden dolayı mutsuz olabilirsiniz.

Demek istediğim şudur: Mutluluğu yakalarsanız peşini bırakmayın.Yakalamak içinde çaba sarf edin.Bazen olmuyorsa olmuyordur ama denemekle bir şey kaybetmezsiniz.

Bütün bunları neden yazdım? Sabaha kadar boş vaktim çoktu kendimce hayatı sorguladım, içimdeki bir takım şeyleri yazmak istedim.Saat 6:30, 9’da dersim var ve henüz uyumadım.Ne yapcağımı düşünmem gerek, sanırım bir günü daha ayakta uyur vaziyette geçireceğim.Bir kahve içsem iyi olacak.

Konuyla alakasız ama şunları da ekliyim;

In your eyes..
I lost my place
Could stay a while
And I’m melting
In your eyes..
Like my first time
That I caught fire
Just stay with me.

Never caught my breath
Every second I’m without you, I’m a mess
Ever know each other
Trust these words are stones
Why cuts aren’t healing?
Learning how to love
I’m melting, I’m melting

Bu gecelik bu kadar zırvalık yeter.

ps: son kısma kadar yazarken imlaya o kadar çok kastımki kendimi komposizyon sınavında gibi hissettim :lol:

Firestorm